Akropolis’te yer alan en eski tapınak, Atina’nın koruyucu tanrıçası Athena Polias’a adanmıştır. Antik kaynaklarda “eski tapınak” (archaios neos) olarak geçen bu yapı, Erechtheion’un güneyinde ve Parthenon’un kuzeyinde yer alır. Yaygın görüşe göre, tapınak MÖ 6. yüzyılın son çeyreğinde, Geometrik Dönem’e ait daha önceki bir yapının ve hatta daha da eski bir Miken sarayının kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. MÖ 480 yılında Perslerin Atina’yı işgali sırasında yakılmıştır. Ancak kısa sürede onarılmış ve üst yapıdan kalan bazı taşlar, Akropolis surlarının bir parçası hâline getirilmiştir. MÖ 406 yılında, Erechtheion’un inşasının tamamlanmasından sonra ikinci kez tahrip edilmiş ve bu kez bir daha onarılmamıştır. Tapınağın doğu tarafındaki kayalara oyulmuş bazı izler, Athena’ya adanmış bir sunak yerinin varlığını göstermektedir. Bu sunak, tapınakla eşzamanlı olarak kullanılmaya devam etmiştir. Tapınakta kullanılan yapı malzemesi oldukça zengindi: Metoplar, alınlık kenarları ve çatı kiremitleri, Paros adasından getirilen yüksek kaliteli mermerden yapılmışken, ana yapı gövdesi kireçtaşından inşa edilmişti. Tapınak kalıntıları 1885 yılında gün yüzüne çıkarılmış ve ilk olarak ünlü Alman arkeolog Wilhelm Dörpfeld tarafından tanımlanmıştır. Günümüzde, Erechtheion’un güney kısmında, bu etkileyici yapının sadece temelleri görülebilir durumdadır. Aynı alanda, Geometrik Dönem’e ait daha eski bir tapınağın iki taş sütun kaidesi de ziyaretçiler tarafından gözlemlenebilir. Bu antik tapınak, Dor düzeninde ve peripteros (etrafı sütunlarla çevrili) planlıydı. Kısa kenarlarda altı, uzun kenarlarda ise on iki sütun bulunuyordu. İç mekân düzenlemesi alışılmadık bir yapıya sahipti. Doğu bölümü, iki sütunlu bir giriş (pronaos), ardından üç nefli bir ana salon (sekos) ile tanrıçaya adanmıştı. Bu alanda, kutsal kabul edilen ahşap Athena heykeli (xoanon) korunuyordu. Batı tarafında ise farklı tanrılara adanmış üç ayrı oda yer alıyordu: Poseidon-Erechtheus, Hephaistos (Ateş tanrısı) ve Boutes için. Bu tapınağa ait olduğu düşünülen mermer alınlık kabartmalarında, Tanrılarla Devler arasındaki efsanevi savaş olan Gigantomakhia sahnelenmiştir. Bu eserler bugün Akropolis Müzesi’nde sergilenmektedir. Ayrıca, çatıyı süsleyen ve aslan ile koç başı şeklinde sonlanan oluklu sima (çatı süslemeleri), dikkat çekici detaylardandır.
ΠΗΓΗ:http://odysseus.culture.gr/ Συντάκτης Ιωάννα Βενιέρη, αρχαιολόγος